Meme hastalıklarında beslenme
Burada paylaştığım bilgileri sizler için düzenli takip etmeye çalıştığım up to date sitesinden derledim. Bu bölümü elden geldiğince güncel tutmaya çalışacağım.
Bu bölümdeki yazılarımı okurken meme kanserli hastaların takibinde beslenme mi veya meme hastalıklarından korunma için beslenme hakkında mı olup olmadığına dikkat edin lütfen
Tedavi almış Meme kanserli hastaların takibinde beslenme
1) Fiziksel aktivite, beslenme ve vücut ağırlığı
beslenme, fiziksel aktivite ve depolanan enerji (yağlanma) arasındaki ilişkiyi tanımladıkları için topluca enerji dengesi faktörleri olarak kabul edilir. Bunların her biri, özellikle meme kanseri atlatanlarda, kanser sonuçlarıyla ilişkilendirilmiştir.
Meme kanseri atlatanlar için ilgi çekici beslenme konularından biri, (fitoöstrojen içeren) soya ürünlerinin meme kanseri tekrarlama oranları üzerindeki etkisidir. Soya ürünlerinin tekrarlama riskini etkilediğine dair ikna edici bir kanıt olmamasına rağmen, fitoöstrojenlerin hormona duyarlı kanserlerin büyümesini uyarabileceği teorik riski, yüksek soya tüketiminin tehlikeli olabileceği endişesini doğurmaktadır. Bu nedenle, soya tüketiminin sınırlandırılması genellikle önerilmektedir.
Ökseotu, yüksek doz vitaminler ve selenyum, çinko ve bakır gibi eser elementler de dahil olmak üzere diğer birçok beslenme tamamlayıcı tedavisinin güvenliği ve etkinliği belirsizliğini koruyor
Complementary and alternative therapeutic approaches in patients with early breast cancer: a systematic review.
Tanı anında daha yüksek D vitamini seviyelerinin, özellikle menopoz öncesi hastalarda daha iyi prognozla ilişkili olduğu gösterilmiştir [84], ancak D vitamini takviyesinin nüks riski üzerindeki potansiyel etkisini belirlemek için mevcut randomize kontrollü çalışma verisi bulunmamaktadır
Association of Serum Level of Vitamin D at Diagnosis With Breast Cancer Survival: A Case-Cohort Analysis in the Pathways Study.
2- Tamamlayıcı tedaviler
Kanser tedavisi sonrasında bazı hastalar; akupresür, farkındalık çalışmaları (mindfulness), yoga ve müzik terapisi gibi destekleyici yöntemlerden fayda görebilmektedir.
Bu yöntemlerin kanserin tekrar etmesini önlediğine dair bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır. Ancak yapılan çalışmalar, bu uygulamaların yorgunluk, uyku sorunları, stres, kaygı ve yaşam kalitesi üzerinde olumlu etkileri olabileceğini göstermektedir.
Özellikle meme kanseri tedavisi sonrası görülen uzun süreli yorgunluk ve uyku problemlerinde, akupresür ve farkındalık temelli yaklaşımlar bazı hastalarda rahatlama sağlayabilmektedir.
Bu tür destekleyici uygulamalar, tıbbi tedavinin yerine geçmez; ancak hekim önerisiyle ve düzenli olarak uygulandığında, tedavi sonrası dönemde kişinin kendini daha iyi hissetmesine katkı sağlayabilir.
3- Alkol kullanımı hakkında
Meme kanseri tedavisi sonrasında alkol kullanımı ile hastalığın tekrar etmesi arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar sınırlıdır. Ancak bazı araştırmalar, düzenli alkol tüketiminin meme kanserinin tekrarlama riskini artırabileceğini düşündürmektedir.
Bu konuda yapılan en kapsamlı çalışmalardan birinde, meme kanseri tanısından ortalama iki yıl sonra izlenen yaklaşık 1900 kadın hasta değerlendirilmiştir. Haftada 3–4 kadeh ve üzeri alkol tüketen hastalarda, alkol kullanmayan ya da çok az kullananlara göre hastalığın tekrar etme ve meme kanserine bağlı yaşam kaybı riskinin daha yüksek olduğu görülmüştür.
Özellikle menopoz sonrası dönemde olan ve fazla kilolu hastalarda alkolün olumsuz etkilerinin daha belirgin olabileceği saptanmıştır.
Bu nedenle meme kanseri tedavisi sonrası dönemde, alkol tüketiminin mümkünse sınırlandırılması ya da tamamen bırakılması, genel sağlık ve hastalığın seyri açısından daha güvenli bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir.
Bilgilendirme Notu:
Bu bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Her hastanın durumu farklıdır. Alkol kullanımıyla ilgili kararlar mutlaka hekiminizle birlikte değerlendirilmelidir.

Yorum Yap